top of page

Myom Tedavisi Nasıl Olur?

Adetleriniz her zamankinden daha uzun sürüyor, ara kanamalar yaşıyor ya da kasık bölgesinde baskı hissediyorsanız akla gelen nedenlerden biri myom olabilir. Bu noktada hastaların en sık sorduğu soru şudur: myom tedavisi nasıl olur? Yanıt tek cümleyle verilemez çünkü tedavi, myomun sayısına, büyüklüğüne, rahimdeki yerleşimine, yaşa, gebelik planına ve günlük yaşamı ne kadar etkilediğine göre değişir.

Myom nedir ve her myom tedavi gerektirir mi?

Myomlar, rahmin kas tabakasından gelişen iyi huylu kitlelerdir. Kadınlarda oldukça sık görülür ve çoğu zaman tesadüfen saptanır. Her myom kanser anlamına gelmez, hatta büyük kısmı uzun süre ciddi bir sorun yaratmadan takip edilebilir. Bu nedenle myom görülmesi ile hemen ameliyat kararı verilmesi aynı şey değildir.

Bazı hastalarda myom hiç belirti vermez. Bazılarında ise yoğun adet kanaması, pıhtılı regl, kasık ağrısı, sık idrara çıkma, kabızlık hissi, cinsel ilişkide rahatsızlık, karında şişlik ya da gebe kalmada zorlanma gibi yakınmalar ortaya çıkar. Tedavi gerekip gerekmediğini belirleyen esas nokta, görüntülemede myomun varlığı kadar hastanın şikayetleri ve yaşam planıdır.

Myom tedavisi nasıl olur, neye göre belirlenir?

Myom tedavisi nasıl olur sorusunun ilk basamağı doğru değerlendirmedir. Muayene ve ultrason çoğu zaman temel bilgiyi verir. Gerekli durumlarda kan tahlilleri, özellikle kansızlık değerlendirmesi, rahim içi yerleşimi netleştirmek için ileri görüntüleme ya da ek jinekolojik incelemeler planlanabilir.

Burada tek bir standart tedavi yoktur. Örneğin 2 santimetrelik, belirti vermeyen ve rahim duvarı içinde yer alan bir myom ile rahim boşluğunu bozup yoğun kanamaya neden olan bir myom aynı şekilde yönetilmez. Benzer şekilde çocuk sahibi olmayı planlayan bir hastada yaklaşım ile menopoz dönemine yakın bir hastadaki yaklaşım farklı olabilir.

Tedavi planı genellikle şu sorulara göre şekillenir: Kanama ne kadar fazla? Ağrı veya baskı hissi var mı? Myom rahim boşluğunu etkiliyor mu? Gebelik planı var mı? Myom hızlı büyüyor mu? Birden fazla myom mu var? Daha önce tedavi ya da ameliyat geçirildi mi? Güvenli ve etik bir yaklaşım için her hastada bu soruların dikkatle ele alınması gerekir.

Takip yeterli olabilir mi?

Evet, birçok hastada yalnızca düzenli takip yeterlidir. Eğer myom küçükse, belirgin şikayet oluşturmuyorsa ve ultrason bulguları riskli görünmüyorsa belli aralıklarla kontrol önerilebilir. Bu yaklaşım özellikle tesadüfen saptanan, günlük yaşamı etkilemeyen myomlarda sık uygulanır.

Takip demek sorunu görmezden gelmek değildir. Kontrollü izlem sayesinde myomun büyüme hızı, yeni şikayetlerin gelişip gelişmediği ve rahim yapısında değişiklik olup olmadığı değerlendirilir. Hastanın adet düzeni, hemoglobin düzeyi ve gebelik planı da bu süreçte önem taşır. Bazı myomlar yıllarca stabil kalırken, bazıları daha yakın izlem gerektirebilir.

İlaçla myom tedavisi mümkün mü?

İlaç tedavisi bazı hastalarda faydalıdır ancak her myomu ortadan kaldırmaz. Burada temel amaç çoğu zaman şikayetleri kontrol altına almak, özellikle yoğun kanamayı azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini düzeltmektir. Ağrı kesiciler, kanamayı azaltmaya yönelik ilaçlar veya bazı hormonal tedaviler hekim değerlendirmesi ile kullanılabilir.

Ancak ilaç tedavisinin sınırlarını doğru bilmek gerekir. Büyük myomları tamamen yok etmesi beklenmez. Rahim boşluğunu bozarak kısırlık, tekrarlayan gebelik kaybı ya da ciddi bası şikayeti yapan durumlarda ilaç tedavisi tek başına yeterli olmayabilir. Bazı ilaçlar ameliyat öncesi myom boyutunu küçültmek veya kanamayı geçici olarak kontrol altına almak için de tercih edilebilir.

Burada önemli olan, hastanın yaşına ve doğurganlık planına uygun seçim yapmaktır. Her hormonal tedavi herkes için uygun değildir. Bu nedenle internetten öğrenilen bilgilerle ilaç başlamak yerine jinekolojik değerlendirme ile kişiselleştirilmiş plan oluşturulması gerekir.

Cerrahi ne zaman gerekir?

Cerrahi tedavi, myomun hastada belirgin sorun yarattığı durumlarda gündeme gelir. Yoğun ve uzun süren adet kanamaları nedeniyle kansızlık gelişmesi, ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin sürmesi, hızlı büyüme, şiddetli ağrı, komşu organlara baskı ve gebelik planını olumsuz etkileyen yerleşim cerrahi gerekçeleri arasında yer alabilir.

Ameliyat kararı verilirken sadece myomun varlığına değil, hastanın hayatına etkisine bakılır. Örneğin sürekli tuvalete gitme ihtiyacı yaratan, gece uykusunu bölen ya da karında belirgin büyüme oluşturan myomlar tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir. Bunun yanında rahim iç boşluğunu bozan submüköz myomlar, gebe kalmayı zorlaştırabilir veya embriyonun tutunmasını olumsuz etkileyebilir.

Myomektomi nedir?

Myomektomi, rahim korunarak sadece myomun çıkarılması işlemidir. Özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlarda sık değerlendirilir. Myomun sayısı, çapı ve yerleşimine göre histeroskopik, laparoskopik ya da açık cerrahi yöntem seçilebilir.

Histeroskopik yöntem, rahim içine doğru büyüyen bazı myomlarda vajinal yoldan uygulanabilir. Karında kesi gerektirmemesi önemli bir avantajdır. Laparoskopik cerrahi ise uygun hastalarda daha küçük kesilerle yapılabilir. Ancak her myom bu yöntemlere uygun değildir. Çok sayıda, çok büyük ya da rahim duvarına derin yerleşimli myomlarda açık ameliyat daha güvenli bir seçenek olabilir.

Rahmin alınması gerekir mi?

Bazı hastalarda histerektomi yani rahmin alınması da tedavi seçenekleri arasında olabilir. Bu karar daha çok doğurganlık planı tamamlanmış, çok sayıda myomu olan, tekrar etme riski yüksek bulunan veya başka jinekolojik sorunları da eşlik eden hastalarda değerlendirilir. Yine de bu, her myomu olan hasta için gerekli ya da ilk seçenek değildir.

Bu kararın hasta ile açık, anlaşılır ve etik çerçevede konuşulması gerekir. Rahmin korunmasının mı yoksa kesin çözüm sağlayabilecek daha kapsamlı cerrahinin mi daha uygun olduğu; yaş, beklenti ve tıbbi bulgular birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Gebelik planlayan hastalarda yaklaşım farklı mıdır?

Evet, çoğu zaman farklıdır. Gebelik isteyen hastalarda myomun yeri en az boyutu kadar önemlidir. Rahim iç boşluğunu bozan myomlar embriyonun yerleşmesini güçleştirebilir. Bazı myomlar tüplere baskı yapabilir ya da rahim kasılmalarını etkileyebilir. Bu nedenle infertilite değerlendirmesinde myomların gözden kaçmaması gerekir.

Öte yandan her myom kısırlık nedeni değildir. Rahim dış yüzüne doğru büyüyen küçük bir myom ile rahim içini bozan bir myom aynı etkiyi göstermez. Gereksiz cerrahiden kaçınmak kadar gerekli müdahaleyi geciktirmemek de önemlidir. Özellikle tüp bebek planlanan hastalarda myomun transfer başarısını etkileyip etkilemediği dikkatle değerlendirilmelidir.

Myom tekrarlar mı?

Myom tedavisinden sonra tekrar görülebilir. Özellikle rahim korunarak yapılan ameliyatlarda, çıkarılan myomların yerine değil ama rahmin başka bölgelerinde zaman içinde yeni myomlar gelişebilir. Bu durum hastanın yaşı, hormonal yapısı ve mevcut myom sayısı ile ilişkili olabilir.

Bu nedenle tedavi sadece işlem anından ibaret değildir. Düzenli takip, yeni şikayetlerin erken fark edilmesi ve gerekirse doğurganlık planının zamanında yönetilmesi önem taşır. Hastaların en çok rahatladığı noktalardan biri, süreç boyunca aynı hekimle izlenmeleri ve kararların aşama aşama, gerekçeleriyle paylaşılmasıdır.

Ne zaman muayene olmalısınız?

Adet kanamalarınız belirgin arttıysa, pıhtılı kanama yaşıyorsanız, kansızlık geliştiyse, kasıkta dolgunluk hissediyorsanız veya gebelik planladığınız halde sonuç alamıyorsanız muayene geciktirilmemelidir. Menopoza yakın dönemde olsanız bile şikayetleri sadece yaşa bağlamak doğru değildir. Basit bir ultrason değerlendirmesi, tanı ve tedavi yol haritasını netleştirebilir.

Ataşehir’de kadın hastalıkları takibi arayan pek çok hasta için en kritik ihtiyaç, acele karar verilmeden ama sorun da ertelenmeden güvenli bir plan oluşturmaktır. Myom yönetiminde doğru yaklaşım tam olarak budur. Her hastanın hikayesi farklıdır ve iyi tedavi, bu farkı gören hekim yaklaşımıyla başlar.

Kendinizi uzun süredir ertelediyseniz, şikayetlerinizin normal olup olmadığını tahmin etmeye çalışmak yerine net bir değerlendirme istemeniz en doğru adımdır. Sağlığınızla ilgili belirsizlik azaldığında, tedavi kararları da çok daha sakin ve güvenli şekilde alınır.

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2021, Jinekolog Dr Soner Doğanyılmaz tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page